Etiket: günlük yaşam tarzı

  • 🌙 Mutluluk Bir Varış Noktası Değil, Yolun Üzerinde Bir Banktır

    Biz hep mutluluğu bir “oraya varınca olacak şey” sandık.

    Mezun olunca, evlenince, o işe girince, o evi alınca…

    Yani hep “bir gün” geldiğinde her şeyin yerli yerine oturacağını düşündük.

    Ama “bir gün” geldiğinde fark ettik ki, mutluluk o sırada geçtiğimiz yerlerdeymiş.

    Mutluluk, Arada Verilen Mola Gibi

    Hani yolda giderken bir anda kahve molası verirsin ya…

    O kısa durakta güneş yüzüne vurur, içinden bir huzur geçer, “iyi ki buradayım” dersin.

    İşte mutluluk tam da o anda, hiç planlamadığın yerde ortaya çıkar.

    Sen farkında bile olmadan, bir bakışta, bir şarkıda, bir sessizlikte.

    🌿 Biz Hâlâ “Sonraki Durağı” Bekliyoruz

    Sürekli bir sonraki adımı düşünüyoruz:

    “Biraz daha sabredeyim, o zaman mutlu olacağım.”

    “Biraz daha çalışayım, o zaman dinleneceğim.”

    “Biraz daha sevileyim, o zaman kendimi seveceğim.”

    Oysa mutluluk, o “biraz”ın içinde gizli.

    Bir kahkahanın ortasında, pencereden giren rüzgârda,

    belki de sabah uyandığında aklından geçen ilk düşüncede.

    💫 Yol Güzelse, Varış Gerekmez

    Mutluluk aslında bir sonuç değil, bir akış hâli.

    Ne kadar çok “ulaşmaya” çalışırsan, o kadar uzaklaşıyor.

    Ama yürümeye izin verirsen, sen fark etmeden yanına oturuyor.

    Sessizce, sade bir dost gibi.

    🌸 Mindora’s Notu:

    Hayat bazen “varmak” değil, sadece “devam etmek”tir.

    Ve mutluluk da, bu yolun üzerindeki küçük bankta,

    senin oturup nefes aldığın o bir dakika içindedir. 🌿

    “Belki de önemli olan varacağın yer değil, oraya kim olarak yürüdüğündür.”

  • 💤Zihinsel Pijamalar – Bölüm 2:🧘 Zihinsel Soğuma Hareketleri

    👉🏻Uyumadan Önce Beyne Soğuk Havlu Sarma Rehberi)

    Şimdi derin bir nefes al…

    Gerçekten al ama, şöyle diyaframdan – hani tüm gün görmezden geldiğimiz yerden.

    Ver nefesi yavaşça… Verirken o “Trafikte neden yol vermedim ki?” sorusunu da ver gitsin.

    Kafanın içindeki yorumcu kadroyu yavaş yavaş sahneden alalım:

    “Sen o tartışmada haklıydın canım, ama şimdi mola zamanı.”

    O iç sesin “Şöyle yan döneyim” cümlesini bir yastığa, bir de evrenin boşluğuna bırak.

    Yan dön, düz dön, ters dön… Bu gece yatakta sadece bedenin kalsın, zihnin biraz dinlensin.

    📻 Bonus Rahatlama Önerisi:

    *“Şu an uyumuyorum ama sorun değil” mantrasını tekrar et.

    Çünkü bazen zihin sadece sesini duyurmak ister.

    Bir iki cümlesini dinle, sonra ona da “Hadi pijamalarını giy” de.

    Gecenin bu saatinde hâlâ geçmişi kurcalayan düşüncelere:

    “Sıran değil, sabah bekle” diyerek zihinsel sıra numarası dağıtabilirsin.

    Kim bilir, belki sabaha unutulmuş olurlar…

    Olmazlarsa, kahveyle tekrar konuşuruz.

    İyi geceler.

    Zihin pijamalarını giydi, artık kapanış vakti. 🌙🛏️

  • Kendini Sevmek: Neden ve Nasıl?

    Çünkü kimse senin kadar uğraşmaz.

    🎯 Önce “Neden?” Sorusuyla Başlayalım

    1. Çünkü başkası yapmayabilir.

    Gerçekçi olalım. Herkes yoğun. Bazısı kendini bile sevmeye vakit bulamıyor.

    O yüzden bu işi dış kaynaklara bırakmak tehlikeli.

    Sen kendini sev ki, başkaları seni sevdiğinde “Aaa süper denk geldi!” diyebilesin.

    2. Çünkü en uzun ilişkin… kendinle.

    Doğduğundan beri birliktesiniz. Uyumak, yemek yemek, boş boş bakmak… hep sen.

    Arayı düzelt, zira kendinle küs yaşanmaz. Trip atarsan da, barışmayı yine sen yapacaksın. Masraflı ve yorucu.

    3. Çünkü aynadaki kişi seni terk etmez.

    Er ya da geç herkes gider. Ama sen kalırsın.

    (En kötü ihtimalle, kuaföre gidersin. Ama geri dönersin.)

    🛠️ Peki, Kendini Sevmek Nasıl Olur?

    1. Sabah uyanınca kendine “Günaydın güzel insan” de.

    Evet, saç baş dağınık olabilir ama unutma: Dağınıklığın bile sana özgü.

    (Evin gibi düşün, her köşesi tanıdık.)

    2. Hatalarını Netflix dizisi gibi izle.

    “Bunu ben mi yaptım?” diye düşündüğün anlar olacak.

    Ama bir gün aynı şeyi kahkaha ata ata anlatacaksın.

    (Hatta belki bloga yazarsın. Mesela ben şu an onu yapıyorum.)

    3. ‘Hayır’ demeyi öğren.

    Kendini sevmenin en sade hali: istemediğin şeylere “Hayır” diyebilmek.

    “Gelemem, o gün kendime çay ısmarlayacağım.” diyebilmek… gerçek özgürlük.

    4. Kendine küçük sürprizler yap.

    Bir kahve, bir kitap, bir çiçek…

    Kendini şaşırt. “Aaa sen mi aldın? Ne kadar da düşüncelisin!” deyip gülümse.

    (Not: Bu ekonomiyle hâlâ kendine hediye alabiliyorsan, gerçekten büyük bir sevgisin.)

    5. Kendini başkalarıyla kıyaslama.

    Kimse sabah 08:00’de story atmaz. Atıyorsa da o gerçek değil.

    Senin ritmin yavaşsa, sen öylesin.

    Başkasına değil, kendine yetiş.

    💬 Sonuç: Sev Kendini, Yoksa Kimse Yerine Sevemez

    Kendini sevmek; süs değil, süslenmeden de iyi hissetmektir.

    Onay beklemeden “Ben buradayım.” diyebilmek.

    Bazen battaniyeye sarılıp, “Bugün moralim yok ama iyiyim.” diyebilmektir.

    Hazır bu kadar kendini sevmişken bir kahve koy, Spotify’dan “Kendine Notlar” çal ve bu yazıyı paylaş.

    Belki birileri de bugün ilk defa aynaya gülümser.

    💌

    Sevgiyle (önce kendine),

    Mindora

  • Seni etkileyen 3 kitap nedir ?

    Robin Sharma – Sabah 5 klübü
    Ahmet Şerif İzgören – İş Yaşamında 100 Kanguru
    Kimberley Feeeman – Kır Çiçeği Tepesi

    Sabah 5 Kulübü – Robin Sharma

    Bu kitap, disiplinin, sabah rutininin ve kişisel gelişimin önemini bana adeta yeniden öğretti. Güne erken başlamanın yalnızca bir alışkanlık değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olduğunu fark ettim. Kitaptaki karakterlerin dönüşüm yolculuğu, bana da değişimin mümkün olduğunu gösterdi. Sabah 5’te uyanmanın sadece fiziksel bir eylem değil, zihinsel bir dönüşüm olduğunu anladım. Kendime ayırdığım ilk saatlerin günün geri kalanını nasıl şekillendirdiğini bu kitapla deneyimledim.

    İş Yaşamında 100 Kanguru – Ahmet Şerif İzgören

    İş hayatında karşılaşılan durumları mizahi ama gerçekçi bir dille ele alan bu kitap, bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. İzgören’in sade dili ve yaşanmış hikâyelerden yola çıkarak verdiği mesajlar, profesyonel yaşantımda daha bilinçli ve esnek olmamı sağladı. Kitaptaki “kanguru” metaforu, iş dünyasındaki sürprizlere hazırlıklı olmam gerektiğini, aynı zamanda olaylara çok yönlü bakabilmenin önemini gösterdi.

    Kır Çiçeği Tepesi – Kimberly Freeman

    Hayal gücünü ve duygusal derinliği harmanlayan bu roman, geçmişle bugünü iç içe geçirerek beni zamanlar arasında bir yolculuğa çıkardı. Kadın karakterlerin güçlü anlatımı, özellikle içsel direniş ve hayata tutunma çabaları beni derinden etkiledi. Kitap, duygusal bağ kurma gücümle birlikte, kendi hayatımdaki kökleri, aile bağlarını ve kişisel kimliğimi sorgulamama neden oldu. Aynı zamanda, geçmişin sırlarını çözmenin bugünkü kararlarımızı nasıl etkileyebileceğini fark ettim.

    Bu üç kitap, farklı yönlerden bana dokundu. Biri disiplinimi güçlendirdi, biri iş hayatındaki duruşumu şekillendirdi, diğeri ise duygusal dünyamı zenginleştirdi. Her biriyle kendimi yeniden keşfettim ve hayata dair yeni pencereler açtım. Gerçekten de kitaplar, yalnızca kelimelerden ibaret değil; bazen hayatın kendisi oluyorlar.

  • Konu: Cuma Motivasyonu: Haftayı Bitirdin, Excel Seni Bitirmesin! 😊

    Merhaba Değerli Arkadaşlarım,

    Yoğun bir haftayı daha geride bırakıyoruz.

    Pazartesi’den itibaren toplantılar, e-postalar, “çok kısa bir Zoom yapalım”lar derken hepimiz epey yorulduk — farkındayız!

    Ama bugün Cuma 🎉

    Artık yapılacaklar listesini değil, kahve kupanızı güncellemenin zamanı.

    Unutmayın; verimlilik kadar, mola vermek, nefes almak ve kendinize zaman ayırmak da başarıyı sürdürülebilir kılar.

    Hafta sonu şarj olmak için birebirdir — kendinize bu hakkı tanıyın.

    İyi dinlenmeler, mutlu Cumalar!

    Keyifli bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle,

    Mindora

    💼☕🌿