Etiket: günlük ilham

  • 💤 Zihinsel Pijamalar – Bölüm 3:

    “Zihnimde Konuşanlar Derneği”

    Bir gece daha… iç seslerin açık oturumuna hoş geldiniz.

    Bir günü daha geride bıraktık.

    Dişler fırçalandı. Pijamalar giyildi. Telefon bir kenara bırakıldı — en azından öyle niyet edildi.

    Ve o kutsal an geldi:

    Yastığa kafayı koymak.

    Ama işte tam o anda…

    Zihinde bir ses yükseliyor:

    “Bugün biraz fazla mı sessizdin acaba?”

    Ve sonra bir diğeri:

    “Asıl sessizliği yarın sabah alarm çalınca göreceğiz.”

    Derken bir tanesi geçmişten bağlanıyor yayına:

    “2017’deki o mesajı niye öyle gönderdin acaba?”

    Bir diğeri bugünden söz alıyor:

    “Süt aldın mıydı? Almadıysan kahvaltı yalan.”

    Bir başkası da gelecekten bağırıyor:

    “Yarınki sunum için panik yapma… ama hazır da değilsin bu arada.”

    Evet…

    Zihnimde Konuşanlar Derneği toplanmış durumda.

    Başkan sensin, ama söz hakkı hep onlarda.

    Üstelik susmak bilmiyorlar. Gündem sonsuz:

    Hayatın anlamı, kahve filtresi, bitmeyen WhatsApp grupları, eski sevgilinin storysi, evrende yalnız mıyız, kargo neden hâlâ gelmedi, yastığın soğuk tarafı nerede…

    🤹‍♀️ Bu Oturumda Kimler Var?

    Mantık Temsilcisi: “Yat, uyuman lazım. Uyuyamazsan yarın perişan olursun.” Duygu Komitesi: “Ama bugün kendini biraz yalnız hissetmedin mi?”

    Kaygı Sorumlusu: “Yarınki görüşmeyi kesin batıracaksın.”

    Nostalji Ekibi: “Lisede o tişörtü niye herkesle aynı gün giydin ya…”

    Bir de moderatör var: Sen.

    Sadece dinliyorsun. Araya girmek mümkün değil.

    Söz hakkı istersin ama sesin çıkmaz.

    🎬 Geceyi Bitirelim Mi?

    Zihnin, gün içinde bastırdığın her şeyi gece tekrar oynatır.

    Bir nevi tekrar yayını.

    Bazen komedi, bazen dram.

    Ama hepsinin ortak özelliği:

    Uykuya geçişi engellemekte olağanüstü bir başarı sergilerler.

    Peki çözüm ne?

    Belki sadece fark etmek.

    Bu iç sesleri yargılamadan gözlemlemek.

    Onların da bir işi var: seni korumak, yönlendirmek, bazen de eğlendirmek.

    Ama unutma: Son sözü sen söylersin.

    🌙 Kapanış:

    Derneğin bugünkü oturumu sona erdi.

    Yastık yine yumuşak, dünya yine sessiz.

    Şimdi biraz nefes al.

    Gözlerini kapat.

    Ve kendine şunu hatırlat:

    “Her düşünceye cevap vermek zorunda değilsin.”

    İyi uykular.

    Zihinsel pijamalarını giydin mi?

  • Kendinle Barışmak: İçindeki Gürültücü Komşuyla Anlaşmak

    Kendinle barışık mısın? Yani aynaya bakıp “Heh işte bu!” diyebiliyor musun? Yoksa hala aynada gördüğün kişiye laf sokup, iç sesinle kavga mı ediyorsun?

    Kendinle barışık olmak, bir tür iç huzur değil aslında… daha çok, içindeki o geveze eleştirmeni susturup “Hadi gel kahve içelim, barışalım” demek gibi. Çünkü hepimizin içinde bir “Neden böyle yaptın?”, “Saçın da hiç olmamış bugün” diyen biri var. Sakin ol, o iç ses herkeste var. Sadece bazıları onunla kahve içmeyi öğrenmiş.

    Kusurlarla Anlaşmak, Photoshop’la Uğraşmaktan Daha Kolay

    Kendinle barışmak, mükemmel olmakla ilgili değil. Zaten kim mükemmel ki? Sosyal medyada 87 filtreden geçmiş bir “günaydın” story’si dışında kimse o kadar pürüzsüz değil. Kulaklarının biri öbüründen yukarıdaysa, bunu artık genetik bir espri gibi kabul et. Eğlen kendinle.

    Hatalar mı? Onlar Zaten Full Paket Geliyor

    Kendini sevmek, “Ben asla hata yapmam” demek değil. Aksine, “Ben o hatayı da yaptım ama çok şey öğrendim” diyebilmek. Bazen yanlış kişiye güvenirsin, bazen gereksiz şeylere üzülürsün. Ama sonra dönüp dersin ki: “O gün ağladım ama şimdi aynı şeyi yaşasam güler geçerim.” Gelişim, budur işte.

    Kendini Sevmek = Biraz Da Umursamamak

    Kendinle barışmak, bazen dünyayı değil, sadece yastığını kurtarmak demektir. Her şeye yetişemezsin. Herkesi memnun edemezsin. Zaten niye ediyorsun? Sen devlet dairesi misin?

    Bir gün sadece “Bugün enerjim yok” deyip hiçbir şey yapmamak, kişisel gelişimin ta kendisidir. Çünkü kendine anlayış göstermek, büyümenin işaretidir. Sıkıldığında “sıkıldım” diyebilmektir barışmak. Çok basit ama çok devrimsel.

    Sonuç?

    Kendinle barışmak, gürültülü bir dünyada sessizce kendine sarılmaktır. O içindeki çatlak sesleri susturup, şöyle demektir:

    “Ben iyiyim böyle. Eksiklerimle, fazlalarımla, saçma sapan esprilerimle… Beni sevmeyen varsa, onlar düşünsün. Ben kendimi severim.”

    Not: Bu yazıdan sonra aynaya gidip “İyi ki sensin!” dersen… kimse yargılamaz. Ama yan odadakiler “Yine mi kendine konuşuyor bu?” diyebilir. Boş ver, onlar hâlâ iç sesleriyle küs.