Yazar: Mindora

  • Kendini Geliştir, Ama Şarjın Bitmesin


    Kişisel gelişim denince herkes bir anda kitaplara, seminerlere, motivasyon videolarına sarılıyor. Güzel de, önce bir kahvaltı yap istersen. Zira aç karna farkındalık da zor oluyor.
    Her gün “daha iyi bir ben” olmak için çabalıyoruz ama bazen “bugünkü ben” de fena değil.
    Küçük adımlar önemlidir diyorlar, ama biz bazen küçük adımı atarken Instagram’a takılıp 3 saat kaybolabiliyoruz. Olsun, insanız sonuçta.
    Kısacası, geliş ama robot gibi değil. Kendini tanı, geliştir ama arada miskinlik hakkını da kullan. Çünkü gelişim, önce kendine gülümsemekle başlar.


  •  “Onlar Nasıl Bu Kadar Başarılı Oluyor?” Sendromu

    Başkasının sabah rutini:

    🏃‍♂️ 5:00 koşu

    📖 20 sayfa kitap

    🧘‍♀️ Meditasyon

    ☕ Cold brew

    Benim sabahım:

    🤳 Alarmı 4 kez ertele

    🛌 Yatakla göz göze gel

    ☕ Kahveye bakıp içmemeyi düşün

    😶 “Ben nerde yanlış yaptım?” diye sorgula

    Ama gerçek şu:

    Sen sadece onların paylaştığını görüyorsun,

    Arka planda ne kadar tökezlediklerini bilmiyorsun.

    📌 Herkesin saati, yolu, ritmi farklı.

    Kıyaslama, motivasyon değil baskı üretir.

    Sen kendi ilerleyişine odaklan.

  • Mükemmel Olmasın, Devam Etsin Yeter

    Bugün sabah 5’te kalkmadım.

    7:30 oldu, hâlâ yataktaydım.

    Kahve soğumuş, motivasyon kayıplarda.

    Ama bir sayfa kitap okudum.

    Bir not yazdım.

    Ve en önemlisi: Pes etmedim.

    📌 Motivasyonun Instagram filtresi yok.

    Gerçek hayatta motivasyon:

    📉 Bir gün var,

    📈 Bir gün yok,

    Ama önemli olan: Bir adım atmak.

    💬 Eğer sen de bazen “mükemmel başlamadım” diye kendini suçluyorsan…

    Rahatla. Devam etmek > Mükemmel başlamak.

  • “Bugün hiçbir şey yapmadım” sendromu

    Bazen plan yaparsın,

    Saat kurarsın,

    Kahveni hazırlarsın…

    Ama sonra tüm gün Instagram’da kaybolursun.

    Ve gün sonunda şöyle dersin:

    “Bugün hiçbir şey yapmadım.”

    Ama aslında çok şey düşündün,

    yeni bir günün hayalini kurdun,

    belki de sadece yorgundun.

    “Üretkenlik” bazen bir şey üretmemekten geçer.

    Dinlenmek de bir ihtiyaç.

    Kendine kızmak yerine kendine alan ver.

    Bugün sadece nefes aldıysan bile:

    O da bir şeydir.

  • İş ve Ev hayatı zorlu 2’li

    İş ve ev hayatını dengede tutmak zor olsa da, özellikle bir çocuğum olduğu için önceliklerimi net tutmaya çalışıyorum. İşteyken elimden gelenin en iyisini yapıp, mesai bitince tamamen aileme odaklanıyorum. Çocuğumla geçirdiğim zamanı çok değerli buluyorum, bu yüzden akşamları ve hafta sonları onunla kaliteli vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Ayrıca arkadaşlarımla da zaman geçirmek benim için önemli; bu enerjimi yenilememi ve sosyal hayatımı canlı tutmamı sağlıyor. Tüm bunlar arasındaki denge çok önemli. İş planı yaparak, zamanı iyi kullanarak bu zorlu ikiliyi dengede tutmak mümkün oluyor.

  • Kahve var, Gelişim Sonra Gelir!

    Bu görselde gördüğünüz kişi ben değilim… ama iç sesimle birebir örtüşüyor.

    Kişisel gelişim kitapları alındı, masa başına oturuldu, kahve hazırlandı. Her şey hazır. Tek eksik: Gelişmek için gerekli olan motivasyon, enerji ve hafif bir içsel patlama. Ama sorun değil! Çünkü kahve içindeyse umut vardır.

    Hayal edin: Elinizde “Kişisel Gelişim” başlıklı koca bir kitap var ama sayfa çevirmek yerine kupadaki köpüğü izliyorsunuz. Zihninizde şu cümle yankılanıyor:

    “Bugün başlamak için pek uygun değil… belki yarın.”

  • Selam,

    Binlerce kişisel gelişim sayfaları içinde ben neden olmayayım ki… Merak etmeyin kişisel gelişimle alâkalı size önerilerde bulunmayacağım. Kişisel gelişim alanında bir çok yazı okumakla birlikte izlediğim, uyguladığım, çok kez yapmaya çalıştığım yer yer başarılı olmaya çok az kalmıştılarımla birlikte yeni bir yolculuğa çıkmaya karar vermiş bulunmaktayım. Bu süreçte sizlerde başlamış olduğum sonrasında neden yarım kaldığını benimde çözemediğim ya da ön plana geçmiş başka bahanelerimi de anlatacağım. Sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda hiç bir fikrim yok 🙂 yanımda ‘anne anne anneee’ diye bağıran bir ufaklıkla… Hadi bakalım, hoşgeldiniz, hoşbuldum… 🙂